click for english version

 

 

AŞAĞIDA, BİR TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI OLARAK

İNGİLTERE BÜYÜKELÇİLİĞİ'NDE

MARUZ KALMIŞ OLDUĞUM AŞAĞILAYICI MUAMELE VE HAKARET ÜZERİNE İNGİLTERE BÜYÜKELÇİLİĞİ'NE YAZMIŞ OLDUĞUM ŞİKAYET MEKTUBU YER ALMAKTADIR  

 

 

Sayın Yetkili;

 

Ben Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun olmuş, yakın zamanda da aynı bölümde yüksek lisans eğitimimi tamamlamış bir bilgisayar mühendisiyim.

 

Bilgisayar Bilimleri alanında akademik kariyerime devam edebilmek için İngiltere’deki Nottingham Üniversitesi’ne başvurdum ve Bilgisayar Bilimleri & Bilgi Teknolojileri Bölümü’nden Dr. Sanja Petrovic’in danışmanlığında doktora programına kabul edildim.

 

İdari personelleri (Margaret Norris, Avril Rathbone) tarafından böyle bir belgenin vize başvurusu için yeterli olacağı açıkça teyit edildiğinden, üniversite tarafından yollanan şartsız kabul mektubu elime ulaştığında bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak İngiltere vizesi için başvurma cesaretini kendimde bulabildim. Ancak, belki de başvurunun gerçekleştirildiği ülke göz önüne alınmadığından, büyükelçilikte hakarete uğramanın İngiltere’de öğrenim görmenin bir ön şartı olduğu üniversite tarafından belirtilmemişti.

 

Üniversiteden almış olduğum e-postalar dolaylı olarak tersini söylemesine rağmen, vize için  önce İngiltere Büyükelçiliği’nde mülakata gitmem gerektiği söylendiğinde pek de şaşırmadım. Eğer cevapları halihazırda sunulmuş belgelerde yer alan bazı alakasız soruları es geçecek olursak, görüşme temel olarak doktora bursunun kaynağı konusuna odaklandı. Ancak, nedeni belli bazı sebeplerden dolayı, görüşmeyi gerçekleştiren şahıs, belki de ona üstleri tarafından oynanması tembih edilen rolün de bir gereği olarak, verilen hiçbir cevap karşısında ikna olmamakta ısrar ediyordu.

 

Özetlenecek olursa, bilgisayar bilimleri alanında doktora yapmak isteyen bir öğrenci olarak vizemi alamadım. Ayrıca, ne görüşme sonrasında bana başvurumun reddedildiğine dair bilgiyi içeren döküman teslim edildi, ne de daha sonra bu belge adresime gönderildi. Bunun yerine İngiltere Büyükelçiliği’nde aşağılandığımla kaldım, her ne kadar bu hakareti kendi kişiliğim, gelecekteki(?) danışmanım, diğer Türk vatandaşları ve Nottingham Üniversitesi arasında hangi şekilde paylaştırmam gerektiğini bilemesem de...

 

Ne kadar umursayıp umursamayacağınızı bilemesem de, şunu da eklemeden geçemeyeceğim: Bu özel durum karşısındaki yaptırımınız ne olursa olsun, bu deneyimimi ve Ankara İngililtere Büyükelçiliği’nde “sorgulanmak” için kendi sıramı beklerken şahit olduğum diğer tüm görüşmelerin niteliklerini; internetteki forumlar da dahil olmak üzere her türlü ulusal ve uluslararası medya vasıtasıyla kamuyla paylaşacağım.

 

Son olarak, değerlendirmeniz esnasında, “başvuru ücreti” olarak geçen hatırı sayılır meblağın başvuru sahiplerinden toplanmasını haklı çıkaracak bir efor sarfettiğinizi ne yazık ki göremedim. Bu nedenle, benim yatırmış olduğum ücretin İngiltere’de zihinsel engelliler yararına çalışan bir hayır kurumuna bağışlanmasını rica ediyorum.

 

 

VİZE GÖRÜŞMESİ

 

 

VİZE MEMURU:                   Doğru söylemiyorsun.

 

YILMAZ:                             Söylediklerim doğrudur. Elinizdeki iletişim bilgileri aracılığıyla bunu üniversiteye de danışabilirsiniz.

 

VİZE MEMURU:                 Doğru olamaz. Doğruyu söylemiyorsun. Senin okul harcını niye ödesinler ki?

Bu deniz aşırı bir burs, ve deniz aşırı burs İngiltere’de mümkün değil.

 

YILMAZ:                               (???) Bildiğim kadarıyla çalışacağım proje EPSRC tarafından destekleniyor.Belki de okul bu ödeneğin bir kısmını proje çalışanlarına ayırıyordur.

 

VİZE MEMURU:                  EPSRC de ne? Açılımının ne olduğunu öğrenebilir miyim?

 

YILMAZ:                               Şu anda hatırlamıyorum. Ancak bildiğim kadarıyla, İngiltere’deki bilimsel

projeleri destekleyen bir kuruluş olmalı...

 

VİZE MEMURU:                  Senin okul harcını neden ödesinler ki? Bir İngiltere vatandaşı olarak benimkini bile ödemezler. Seninkini niye ödesinler?

 

YILMAZ:                               (J) Bir fikrim yok. Bunu öğrenmek için Nottingham Üniversitesi ile temasa geçmelisiniz.

 

VİZE MEMURU:                 Her neyse, öğle tatili oldu ve gitmem gerekiyor. Ben üniversiteyi arayıp onlara soracağım. Lütfen 15:30’da gel ve başvuru sonucunu öğren.

                                              

                                                 15:30’da geldiğimde, vizeyi almayı umarken:

 

VİZE MEMURU:                 Ne yazık ki onlara ulaşamadım. Kimse cevap vermedi. İspat belgesi sunman gerekiyor.

 

YILMAZ:                              Neden başka birini daha aramayı denemediniz? Mesela Dr. Sanja Petrovic? Şimdi arayabilirsiniz. Bu cuma günü orada olmam gerekiyor, onun için vizeyi bugün almam lazım... İnternet bağlantınız var mı?

 

VİZE MEMURU:                   Evet.

 

YILMAZ:                               Size adresi söyleyeyim, siz de telefon numarasını oradan kolayca alabilirsiniz.

 

VİZE MEMURU:                  İnterneti kullanmak mecburiyetinde değilim!!!

 

YILMAZ:                               (J

 

VİZE MEMURU:                 Gülme!

 

YILMAZ:                               (J) Neden?

 

VİZE MEMURU:                  Gülme diyorum!

 

YILMAZ:                               Her neyse, okul bu belgenin yeterli olacağını söylemişti.

 

VİZE MEMURU:                  Bunu bu sabah neden söylemedin?

 

YILMAZ:                               Söyledim. Hem de birkaç kez.

 

VİZE MEMURU:                  Doğru söylemiyorsun. Bu doğru değil.

 

YILMAZ:                               Belki de siz hatırlamıyorsunuz? Her neyse, Dr. Sanja Petrovic’i arayarak gerekli bilgiyi edinebilirsiniz.

 

VİZE MEMURU:                  Hayır, okuldan belge getir. 24 saatin var.

 

YILMAZ:                              Tamam, İngiltere’de okumak için bütün hevesimi kaybettim. Lütfen başvurumu red ile sonuçlandırın ve pasaportumu hemen geri verin.

 

 

YORUMLARINIZ İÇİN

 

 

 

İNGİLTERE BÜYÜKELÇİLİĞİ VİZE BÖLÜMÜ BAŞKANI'NIN CEVABI

 

 

Sayın Yılmaz Arslanoğlu;

 

23 Şubat’ta göndermiş olduğunuz faks mektubunuz için teşekkür ederim.

 

Birtakım iddialarda bulunuyorsunuz, ancak mektubunuzu yanlış anlamadıysam, yapmış olduğunuz yorumlara cevap vermemi istemiyorsunuz. Bu nedenle sadece somut hususları cevaplandırmakla sınırlı kalacağım.

 

Öncelikle, red karar belgeniz ve itiraz formları görüşmeden hemen sonra size teslim edilmediği için özür dilerim, bu bizim standart prosedürümüzdür ve yapılması gerekirdi. Red kararı size e-posta aracılığıyla bildirildi, ancak isteğiniz üzerine red kararınızı ve itiraz formlarını size posta aracılığıyla da göndereceğiz.

 

Sanırım vize harcınızın bir hayır kurumuna bağışlanmasına izin veremeyeceğim, çünkü bu ücret UKVisas’a başvuruların değerlendirilmesi amacıyla ödeniyor.

 

Bu vize bölmündeki muameleden tatmin olmadığınız için üzgünüm, sizi temin ederim ki bütün başvuru sahiplerine en iyi hizmeti sunmak için çabalıyoruz. Bütün şikayetleri ciddiyetle değerlendiriyorum, ve bu durum karşısındaki soruşturmalarımı da henüz tamamlamış değilim. Soruşturma tamamlandığında size tekrar yazacağım.

 

J R Husain

Vize Bölümü Başkanı

03 Mart 2006

 

YORUMLARINIZ İÇİN

 

 

 

BENİM CEVABIM

 

 

Sayın J R Husain;

Şikayetim üzerine kaleme almış olduğunuz kısa cevap için teşekkür ederim
. Posta aracılığıyla almış bulunmaktayım. Sizin de tahmin edeceğiniz gibi, cevabınızdan tatmin olmadım. Bu nedenle, basit sorular sormak ve net yanıtlar almak istiyorum:

 

Şikayet mektubumda kabaca bir diyaloğa yer verdim. Vize verme prosedürleriniz ve politikanız doğrultusunda, bu diyaloğu “normal” olarak addediyor musunuz?

 

CEVABINIZ HAYIR İSE:

 

Mülakatı gerçekleştiren görevliye aşağıdaki soruları sorma imkanı bulabildiniz mi:

 

·         İngiltere'de deniz aşırı öğrencilerin harçlarının okul tarafından ödenmesinin mümkün olamayacağını neye dayanarak iddia etmiştir?

·         Bir vize görevlisi olarak, İngiltere'deki eğitim sistemi hakkında yeterli bilgiye sahip midir?

·         Şu cevabın altında yatan anlam nedir: “Bir İngiltere vatandaşı olarak, benim harcımı bile ödemezler. Seninkini neden ödesinler”?

·         Vize görevlisinin başvuru sahibini alenen yalancılıkla suçlaması adet midir?

·         Başvuru sahibini 12.25'de görüşmeye çağırmak, 20 dakika da beklettikten sonra öğle tatilinin başlayacağını ileri sürerek görüşmeye son vermek adet midir?

·         Nottingham Üniversitesi'ni aramasını istediğimde, bana Ankara'da oturduğumu ve kolaylıkla tekrar gelebileceğimi söyledi. Başvuru sahibi vize alabilmek için büyülelçiliği en az 4 kez ziyaret etmek mecburiyetinde midir? Yoksa bu cesaretin kaynağı diğer başvuru sahiplerinin vurdumduymazlıklarından mı kaynaklanmaktadır? Diğer bir deyişle, hanımefendi, umursamaz başvuru sahibi profilinden mi cesaret almaktadır?

·         Bu durum karşısında herhangi bir yaptırımda bulunmayı düşünüyor musunuz?

 

CEVABINIZ EVET İSE:

 

Vize görevlisinin  hoş olmayan aleni tavrı sizin genel politikanızı mı yansıtıyor? Diğer bir deyişle, vize verilse bile başvuru sahibine dolaylı yoldan bir mesaj mı vermeye çalışıyorsunuz?

 

Eğer görevli tarafından olmadığı söylenen ispat belgesini de sunmuş olsaydım, beni yine de mülakata çağıracak mıydınız? Eğer evet diyorsanız, başvuru sahiplerini hangi durumlarda mülakata çağırdığınızı öğrenmek istiyorum.

 

Son olarak, vize görevlisinin (belki de Türkiye'deki genel politikanızın bir temsilcisi olarak) bu aleni nahoş ve aşağılayıcı tavrını kişiliğime bir hakaret sayıyorum. Bu nedenle tarafınızdan resmi bir özür yazısı talep ediyorum.

 

 

Bilginize:

 

Bu tatsız deneyimi internet kullanıcılarıyla da paylaştım, ve konuyu rahatlıkla takip edebilmeleri için, şikayet mektubumu ve sizin cevabınızı kendi kişisel sayfamda yayınladım. Aşağıdaki bağlantıyı kullanarak ulaşabilirsiniz:

 

www.metu.edu.tr/~e116443/visa.htm

 

20.03.2006

 

Saygılarımla,

Yılmaz Arslanoğlu

 

 

  

YORUMLARINIZ İÇİN

 

 

 

CLICK TO READ MY UNPLEASANT EXPERIENCE WITH THE UNIVERSITY OF NOTTINGHAM

 

KÖPRÜYÜ GEÇEMEMEK

 

 

 

 

OKUYUCU MESAJLARI

 

 

British vize bavururunuzda yasadiklarinizi ilgiyle okudum, hernekadar olamamasi gereken birsey olmasina ragmen hic sasirmadim... bir tanidigimda benzeri bir olay yasadi...(oda sizin gibi ODTU ogrencisi idi ) okul tatilinde 1 hafta igina Ingiltere ye gelmek icin vizeye basvurdu. O zamanlar ucak biletlerini vize interviewinden once almak zorunlulugu vardi be biletini alip gorusmeye gidiyor. Ona bilet tarihinden 1veya 2 gun sonra gecerli olmak uzere vize veriyorlar ( yani ucak bileti 10 Nisan a alinmissa, viza tarihi 11 Nisandan gecerli olacak sekilde veriliyor) tabiki kendisi '' sanirim yanlislik yaptiniz '' diye tarihe dikkat cekince tartisma buyuyor ona ''vize tarihini istedikleri tarihte vereceklerini '' soyluyorlar derken pasaportuna kirmizi muhur basiyorlar ( sanirim kirmizi muhurle uzun sure birda vizeye basvuru yapilamiyormus) gerekcede ''saygisizlik'' mis.... ODTULU

 

 

MERHABA, YASAMIS OLDUGUN OLAYLARIN BENZERINI BENDE YASADIM BUNUN ÜZERINE INGILTEREDE TEMYIZ DAVAMI AGIR BIR DILLE YAZDIM YAKLASIK 10 AY SONRA LEHIME SONUÇLANDI.INGILTEREYE GITTIM BIRÇOK AVUKATLIK FIRMASIYLA KONUSTUM,DAHA SONRA RESMI MAKAMLARLA NASIL BIR YOL IZLEMEM KONUSUNDA (AÇACAGIM MADDI VE MANEVI TAZMINATIN )BILGI ALMAYA ÇALISTIM HERNEYSE,OLMADI TÜRKIYEYE GELDIM VE INGILTERE HÜKÜMETINI AVRUPA INSAN HAKLARI MAHKEMESINDE DAVA ETTIM.SU ANDA DAVANIN SEYRINI BEKLEMEKTEYIM.HIÇ KIMSE SOMUT NEDEN OLMAKSIZIN GÜLÜNÇ NEDENLERLE RED VERME HAKKI YOKTUR, HELE NEDEN NE OLURSA OLSUN DALGA GEÇME,ALAY ETME ,ASAGILAMA,SAYGISIZCA DAVRANISLAR IÇINDE OLAMAZ.BU INSANLARA GEREKLI CEVAPLARI VERMEDIGIMIZ SÜRECE BU SEKILDE DAVRANMAYA DEVAM EDECEKLERDIR

 

 

merhaba sevgili arkadasim bugun internette yayinladigin mektubunu okudum.Acikcasini soylemem gerekirse cok ozuldum ve kizdim. cunku bizim insanimiz boyle bir davranisi hakketmiyor.bende senin gibi boyle bir davranisa magdur kalanlardanim. ben su an ingilterede yasiyorum evli olarak.benim hikayem 2004 yilinda tatildeyken tanistigim ve sevdigim bir ingiliz hanimla basladi.gercekten kendisini cok sevdim ve hala seviyorum.her neyse 2005 yilinda evlendik ve sonra ben ingiltereye gitmek icin basvuruda bulundum.basvurumdan 2,5 ay sonra bana gorusme tarihi verdiler.ve gorusmeye gittigimde tahminimden daha acayip seylerle karsilastim {2 tane demir kursun gecirmez kapi yedi sekiz kadar guvenlik gorevlisi} kendimi biran icin hapsanede hissettim. ondan sonra bekleme salonuna gectim ve beklemeye basladim. yaklasik olarak 1 saat kadar bekledikten sonra beni gorusmeye aldilar.aynen dedigin gibi kursun gecirmez cam arkasindan gorusmeye aldilar. yerime geldigimde gorusme memuru beni bekliyordu. ben yerime otururken selam verdim ama memur yuzume bile bakimayip hic orali olmadi ve hemen konuya girdi. soru ustune soru soruyor ama sorularda bir akadar acayip yani. bu arada ben sorulari yanitlarken birkere bile yuzume bakmadi. asagi yukari gorusemem 20 dakkika kadar surdu ve benden disari cikip kararini beklememi soyledi. ben tabi kendimden emin kararini beklemeye basladim.beni tekrar iceri cagirdiklarinda elime bir red mektubu verip vizemin onaylanmadigini soylediler. ve mektupta beni yalancilikla sucladilar.ben benimle gorusen vize memuruyla gorusmek istedim ama onlar bunu imkansiz oldugunu soylediler ve evraklarimi verip disari cikmami istediler. ben ciktim tabiki. sonra hanimimla gorusup mektubu ona okudum oda mektuba inanamadi.ve ben bu karari red etmek istedigimi soyledim.mektubu hanimima yollayip ingilterede avukat tutup mahkemeye bas vurdum hanimim aracigiliyla. mahkeme yaklasik bir sene kadar surdu ve mahkemenin sonuclanmasina 4 ay kadar kala hanimim avukat ile gorustugunu ve bana davadan vaz gecip tekrar vize basvurusuna gitmemi istedigini soyledi.bende aynen yaptim ama busafer hanimimin ailesi ve arkadaslari bizim gercekten evli oldugumuza dair mektup yazip bana gonderdiler.ben bu kanitlarla beraber tekrar vizeye bas vurdum.bas vurduktan 5 gun sonra beni gorusmeye cagirdilar ve tabiki vizeyi aldim.ama busafer gorustugum vize memuru hakketten cok iyi bir ikisiydi.beni rahatlatmak icin benimle once sohbet etti hazir olup olmadigimi sordu ve sonra basladi.simdi burdaki olay konsoloslukta calisan butun kisiler kotu ve hakaret eden kisiler degil ama cogunlugu ole nedense ben de bunu anlamis degilim.ve sana bana ve bizim gibi kisilere 1.2.3.4. degil 5. sinif insan muamelesi yapmalarini hic mi hic cozemedim.VE EN ONEMLISI BENIM ULKEMDE BANA BU HAKARETLI KONUSMA,BAKMA VE BAZI MESAJLAR VERME GUCUNU NERDEN ALIYOR ONUDA COZEMEDIM...benden bukadar simdilik eger gorusmek istersen herzaman yaza bilirsin ve sunu bilmelisin ki senin bu davranisini cok hakli ve yerinde buluyor ve sonuna kadar seni destekliyorum. SAYGILARIMLA

 

 

Sevgili Yilmaz, Ellerine agzina saglik! Ve Ingiltere'ye, Ingiliz Konsolosluguna, Ingiliz Buyukelciligine, Nottingham Universitesine bin kez yaziklar olsun diyorum, bu ne lackalik, bu ne kadar profesyonel olmayan tavirlar boyle. Inan seni bu pozisyona koymalarina cok uzuldum, fakat senin tek olmadigini da biliyorum.. yillar boyu duyariz boyle hikayeleri. Ben 14 yildir Londra'da yasiyorum ve yazdiklarini okurken bir kere daha sok oldum inan. Buyukelci mektubuna cevap yazdi mi merak ediyorum esasinda.. Umarim baska bir universiteye girebilmissindir phd icin, inanamiyorum insanlarin hayatlariyla boyle oynadiklarina. Bol sanslar ve sevgiler...

 

 

Yilmaz, Senin Ingiltere konsoloslugunda yasamis oldugun sanssizligi okudum. Dostum herseyden once neden PhD (Doktora) egitimini Turkiye de yapmak istemedinde , Ingiltere gibi 3. Dulya ulkesinde yapmak istedin? Ben Ingiltere de yasiyorum(yaklasik 8 yildir!!!) bir de ingiliz vatandasi oldum (salak kafam!!) neyse , sana tecrubelerimden soyluyorum, Ingiltere de universite ye gitmek o kadar kolay ki, inanamazsin, Ingilizin en ...'si bile (ki hepsi ..., ... ...'lar) universite ye cart diye girebiliyorlar. Inan bana , burada bir turk arkadasim var, adam Turkiye de ortaokul mezunu (Turkiye de bu adam universiteye bile basvuramaz) Ingiltere de universite de ... okuyor (yeminle soyluyorum!!!) ama tahmin edecegin gibi eleman universiteye yilda yaklasik 10000 sterling oduyor (Adam ... hesaplamasini bilmiyor, bana soruyor!!). Dolayisiyla Ingiltere de egitimde kalite denilen bir sey yok!!! Ingiltere, muhendislik olarak 0 in altina inmis bir ulke, hic bir sey uretmiyorlar, gunde 1500 - 2000 kisi isini kaybediyor. Bunlar sadece ukalalik yapip 3. dunya ulkelerine artistlik sokerler (Futbol takimlari gibi , sirf cene , baska bir icraat yok!!!). Ben Turkiye de ... okudum, ... olarak mezun oldum, sonra ...'dan ayrilip (esim ingilizdi) , buraya gelip calismaya basladim. Sanirim biz Turkler de asagilik kompleksi var ki , ben buraya ilk geldigimde bendede bu vardi kendimi surekli bu ...lardan asagi gordum. Ama zaman gectikce anladim ki , bu adamlar tembel, egtim duzeyleri GERCEKTEN rezalet , ornek vermek gerekirse , burada temel ogretim 11 sene (sanirim bizde 8 ) ama adamlarin 10. ya da 11. sinifta ogrendiklerini ben tum samimiyetimle soyluyorum ilkoukul da 4. ya 5. sinifta ogrendim (Ornegin Kumeler, Gauss yontemi, cozumleme, guruplama, etc). Arti burada disiplin yok ki egitim olsun., 13 -14 yasinda kiler hamile kalip, onla bunla yatip kalkiyorlar, burada son siniftaki ogrenci basit aritmetigi bile bilmiyor. Simdi durum buyken tutupta buraya (Ingiltere'ye ) gelip , egitim yapip , sonra da Turkiye'ye donup hava atmanin amaci ne? Turkiye deki universiteler ya da is yerleri ozellikle Ingiltere de universite egitimi almis kisilerin egitimini tanimamalidirlar. Cunku burada egitim paraya bagli kaliteye degil, bu yuzden Ingiltere de ki universiteler de ... surusu kadar ...'LI , ...'LI , ...'LI gibi 3. dunya ulkesinden gelen zengin elemanlari gorursun, Japonu, Almani yada gelismis ukenin elemanlarini degil , cunku onlar Ingilteredeki egitimin ne kadar kalitesiz oldugnun farkindalar. Ben burada senin yapmak istedigin gibi doktora yapmak istedim, adamlarin bana sordugu ve de soyledigi kursun kac para olduguydu , iceriginin ne oldugu degil , bu sebepten dolayi Ingiliz universitesine ... cekip Doktorami ... 'daki ... universitesi'nde yaptim arti bir de Amerikada ki ... Institusune uye oldum, su an Ingiltere de bir ... sirketinde ... olarak calisiyorum ve de altimda 25-30 tane ..., pardon Ingiliz muhendis var, cogu Fahrenheit'i dereceye (Sicaklik olcusu) cevirmeyi bilmiyor, 1KW kac Horse power bilmiyor, dedigim gibi bu adamlarda sadece ukalalik var, baska bir sey yok!!! Ama suc bizde, gecenlerde Turk buyukelciliginin internet adresine girdim; onune gelen Turkiye ye vizesiz yada havaalaninda parayi bastirip vize alarak Turkiye ye ayak basabiliyorlar, biz ise senin ve benim yapmis oldigum gibi koyun gibi kuyruga girip (kendi ulkemizde) eger sansliysak vize alabiliyoruz. ... ...'lisi bile bize vize koyuyuyor, onlar ise Turkiye ye vizesiz (sadece nufus cuzdanlariyla) girebiliyorlar.Bu durumu Turkiye nin Londra buyukelicisiyle gorustum, adamin bana soyledigi suydu: Ya noolcak ya? Alt tarafi vize, olsun bizim Turizme ihtiyacimiz var, vize icin kuyrukta beklemek Turke agir gelmez. Ben bu olaydan sonra Ingiliz vatandasi olmaya karar verdim. Anlatmak istedigim su, gurur haysiyet bizim icimizde baslar. Biz Turkler de asagilik kompleksi var, ne zaman bir turk gazetesi okusam , yada internette bir turk sitesine girsem, haber olarak: Avrupa bizi konusuyor, Ingiltere'nin yada Amerika'nin gazetesi bizden bahsetmis diye gururlaniyoruz. Hic bir ingiliz gazetesinde bunu goremezsin, cunku adamlarda asagilik komleksi yok!!! Sonuc olarak biz ovunmek icin her hakkimiz var (Egitimimiz iyi, genc ve de akilli bir halkimiz var), Ingiltere ; bir ... yok. Oyleyse bu ...'leri zengin yapip , parani harcayip, kalitesiz bir egitim almanin anlami ne? Saglicakla kal, Sevgiler...

 

 

Sayin Yilmaz Bey Sizin durumunuzu okuyunca benim durumumdan daha önemliymis ama inanin bende o kadar sinirliyim ki.Bende bu konuda sikayet ve davaya ya kadar götürmek istiyorum. Ben sadece 2 haftaligina gidecektim ve bana kurs bitis tarihinden 4 gün sonraya görüsme günü vermisler saka gibi.. Halbuki bütün istedikleri belgelerde ögretmen oldugum anca o tarihlerde kurumumdan izinli oldugum maas bordrolarim Kurs ücretinin Avrupa Birligi projelerinden saglandigi ve bunun için anca basvurdugum kursa gidebilecegim anlasiliyor. Gerçi Türkiyedeki kurumlarda bu konularda hiç yardimci olmadi ama sonuçta benle ayni durumda olan kislere böyle bir sey olmamis daha önce. Kisaca bunun haksizlik oldugunu hakli oldugumu ve hayallerimizin basit bir memurun ellerinde olmasini yediremiyorum Bu konuda toplu bir çaba gösteririseniz destekelyecegimi bilmenizi isterim.Dava yollari hakkinda ögrendikleriniz de paylasirsaniz çok sevinirim Saygilarimla...

 

 

Merhabalar, vize basvurusu yapacagim siralarda internette bu konu hakkinda siki bi arastirma yaparken sizin de yayinlamis oldugunuz konsoloslukla mektuplasma ve gorusme diyalogunu buldum ve inceledim. Ben de gelen okul belgelerimde acaba bi esik mi var bi yanlis mi var diye dusundum, cunku siz yasadiginiz durumda bu sekilde magdur olmussunuz sonucuna ulastim eger yanlis degilsem..!!? Gerci benimki farkli , ben ...'ya gidecektim ama reddoldu basvurum. Hic de mantikli bulmadigim gerekcelerle. Ve gorusme esnasinda bana da hicbisey sorulmadi, anlatmama aciklamama hic firsat verilmedi. Hatta kaba el hareketleriyle "sus, dur" gibi ifadeler duydum. Ve 5 dk. sonunda gorusmem bitti, bittigi gibi de vize memuru yemege cikti. Reddedilmemin gerekceleri; ... gercekten hevesli olduguma inanmamis, bunun ileride kariyerime faydasi olacagina inanmamis, baglanti kurmasi icin net kanit yokmus, ve param azmis.. Neyse iste bi dolu bahane bana göre.. Anlamsiz geliyor artik inanmiyorum.. Asil ben onlara inanmiyorum..

 

 

Satirlarini okurken yasadiklarim an an gözümün önünden geçti.O kadar ayni ki yasadiklarim,inan hiç bir farki yok.Hem de bunlari kaç defa yasadim bir bilsen.!!!! Ben de kisaca anlatiyim basimdan geçenleri.Yil 2001. ... Üniversitesi ... bölümünden mezun oldum.Artik tek düsüncem Ingiltereye gidip ingilizcemi ilerletmek. tabii senin durumundan çok farkilydi benimkisi.sen tamamen akademik egitim için ve arada basli basina Ingilteredeki bir üniversite araciligi ile basvurmussun.ki vize alaMAMAK imkansiz.bunlar böyle iste.ben anlamaya çok çalismistim o zamanlar.baktim anlasilir gibi degil.biraktim.hani dilleri gibi Yilmaz.Ögrenci sorar ''neden böyle bu cümle''. ögretmen de der ya ''nedeni yok.bu ingilizce.böyle iste.kural !!!!'' diycegim,ben kisitli imkanlarim dahilinde önce 2 kez au-pair vizesi için basvurdum.ikisi de reddedildi.ama hep saçma sapan nedenlerden dolayi. hele bir keresinde noldu bak!!!anlatmadan geçemiyecegim.:)) bütün evraklarim hazir ve nazir Istanbul'a gidiyorum.(Allah'im kabus gibi.o yolculuklar.)görüsme sirasi bana geldi.girdim odaya. kadin yüzüme bile bakmadi.türk tercümanin da ondan farki yoktu gerçi de.neyse. aileden davetiye mektubum vardi.simdi kadin sana sordugu gibi saçma sapan sorular sormaya basladi.bi ara dedi ki:(simdi uydurmasi lazim ya bisi:)))) Kadin:''oranin bank holidaylari olur.o zaman kim bakacak çocuklara?mektupta belirtilmemis bu.kim bakacak çocukalara tatilde?'' Ben: (önce tabii ne demek istiyo bu kadin diye düsündüm dogal olarak) ''ben bakicam iste.ben gidiyorum ya bakmak için.!!!'' ve sonuç olarak kadin itiraz gerekçesi olarak,''mektupta tatillerde çocuklara kimin bakacagi belirtilmemis''diye yazi yazdi ve red verdi!!!!! aaaa.bu ne simdi.?????? Çok çektirdiler bana.ama ben naptim biliyo musun?bu red cevabindan sadece 7 gün sonra,ögrenci vizesi için tekrar gittim Istanbul'a ve vizemi aldim, gittim Ingiltere'ye çatir çatir........ 2 yil kaldim.Geçtigimiz Eylül ayinda geldim.gelmez olaydim diyorum simdi. umarim okurken sikilmamissindir.dedim ya o kadar benim yasadiklarimdi ki senin yazdilarin,yazmadan ve anlatmadan edemedim. Ayrica,internet ortaminda bu sekilde onlarin yaptiklarini ilan ettigin için sana önce tesekkür etmek istiyorum.çünkü ben de çok magdur durumda kaldim onlarin yüzünden. Sonra da tebrik ediyorum.Çok güzel yapmissin.Sus pus olarak olmuyo.Helal Olsun... Valla canima degdi var ya.çok iyi yapmissin. oh olsun.

 

 

vize ingiltere vizesi ingiltere büyükelçiliği