Cumhuriyet 19.02.2007

Türk Ceza Yasası'nın tartışmalı maddesi hakkında yaşanan bilgi kirliliği ve gerçekler

301 hakkında yanlış bilgiler

AKIN ATALAY (*)

 

Türk Ceza Yasası'nın alenen aşağılamayı suç saydığı değerler, anayasal organlar ve devlet kuruluşları şunlardır:

* Türklük

* Cumhuriyet

* TBMM

* Hükümet

* Yargı organları

* Askeri teşkilat

* Emniyet teşkilatı

Yukarıda sayılanlardan ilk ikisi değerler, sonra gelen üçü anayasal organlar, son ikisi ise devlet örgütüdür.

Avrupa ülkelerinde de benzerleri olduğu söylenen bu suçla korunan değer, organ ve kurumları tek tek ve karşılaştırmalı olarak incelediğimizde nasıl bir tablo ortaya çıkıyor?

"Türklüğü" alenen aşağılama suçu bakımından:

TCY 301. maddenin gerekçesinde, "Türklük" tabirinden maksadın, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasınlar Türklere has müşterek kültürün ortaya çıkardığı ortak varlığın anlaşılacağı ve bu varlığın Türk Milleti kavramından geniş olduğu, Türkiye dışında yaşayan ve aynı kültürün iştirakçileri olan toplumları da kapsadığı yazılıdır.

Buna karşın, "Türklük" kelimesinin çağrıştırdığı ve kanun koyucunun da bu yöndeki açık iradesi ile desteklediğinin tersine 1926 yılından bu yana geçen 80 yıllık uygulamada ise bu tabirin, yalnızca Türk etnik kökeninden gelenleri ya da dünyada bu kökenden olan herkesi kapsayacak şekilde değil, "Türk Milleti" olarak anlaşılıp, böyle yorumlandığı ve uygulandığı bilinmelidir.

 

NEDİR BUNUN ANLAMI?

 

Eğer, maddedeki "Türklüğü" kelimesini kaldırıp, yerine "Türk Milleti" ibaresini koyarsanız, zaten 80 yıllık uygulama bu yönde olduğu için hiçbir şey değiştirmiş olmazsınız... 301. maddenin "Türklüğü" aşağılama uygulaması nedeniyle yaşanan sıkıntılar, aynen devam eder... Yapacağınız bu değişiklikle, teoriyi pratiğe uydurmuş olur, yani zaten var olana, uygulanana, yasayı uydurmuş olursunuz.

PEKİ, NE DEĞİŞİR?

 

Mahkemeleri bağlamayan kanun koyucunun iradesi değişir. Uygulamaya hiçbir etkisi olmayan ve fakat ırkçı bir koruma iradesini yansıtan bu ayıplı anlayıştan TBMM'yi arındırmış, kurtarmış olursunuz hepsi o kadar.

Tam bu noktada, belirtmek gerekir. TOBB, TÜSİAD, MÜSİAD, İKV, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, TZOB, MEMUR-SEN, TVYD'den oluşan 9 örgüt (ki sivil toplum adına bir araya geldikleri söylendi) TCY 301. maddenin değiştirilmesine yönelik olarak bir metin üzerinde anlaştıklarını açıkladılar. Uzlaştıkları değişiklik metni ile neyi değiştiriyorlar dersiniz? Gerekçeyi... İyi ama, "siz kendinizi akıllı, âlemi sersem mi sanırsınız"?.. Gerekçeyi değiştirmeniz, kanunu değiştirmek anlamına gelmiyor ki.. Yukarıda da söylediğimiz gibi, mahkemelerce zaten kabul görmeyen ve 80 yıldır uygulanmayan bir gerekçeyi farklı yazarak ne yapmış olduğunuzu, neyi çözdüğünüzü sanıyorsunuz?

Ha bir de, haklarını teslim etmek adına söyleyelim, "aşağılama" tabirinin yerine "tahkir ve tezyif" tabirini öneriyorlar. Neymiş, aşağılama daha geniş, tahkir ve tezyif ise daha dar bir kavram imiş. Kimseyi kandırmaya gerek yok... 301. maddeyi kamuoyunun gündemine sorun olarak getiren yargılamalar, "aşağılama" kelimesinden değil, "tahkir ve tezyif" tabirinden geldi. Çünkü, Orhan Pamuk da, Hrant Dink de ve daha birçokları da 301'den değil, eski TCY 159'dan (suç tarihi itibarıyla) yani tahkir ve tezyiften yargılandılar. Bu örgütler, üzerinde uzlaştıkları ve sorunu çözeceğini düşündükleri metinle, herkesi alenen kandırıyor ve açık açık yanlış bilgi veriyorlar. Ya da gündemlerinde böyle bir sorun olmadığı için, sorunun muhatabı ve ilgilisi olmadıkları için bilmiyorlar.

301. maddeden "Türklüğü" kelimesini kaldırınca, "Türklüğü aşağılamak serbest olacak, cezasız kalacak" şeklinde kamuoyunun yönlendirilmesi doğru mudur?

Türk etnik kökeninden gelenleri sırf kökenleri nedeniyle aşağılamak zaten 301. maddeyle ilgili bir konu değildir. Bu konu, "halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak aşağılama" yı suç sayan TCY'nin 216/2. maddesiyle ilgilidir. Buna göre, örneğin "Türkler (ya da Kürtler, ya da Ermeniler, ya da Yahudiler, ya da Çerkezler, Lazlar, Aleviler, Müslümanlar, ateistler, ...) pis ve iğrençtirler", "Türkler (ya da Kürtler, ya da Ermeniler, ya da Yahudiler, ya da Çerkezler, Lazlar, Rumlar, Aleviler, Sünniler, ateistler, ...) onursuz ve şerefsizdir, katildirler" şeklindeki bir ifade tarzı aşağılama olarak TCY'nin 216/2. maddesi gereğince cezalandırılır. Demek ki, etnik köken ya da ırk olarak "Türklük" kavramı, tüm diğer etnik kökenler ve ırklardan insanlar için olduğu gibi TCY'nin 216/2. maddesi kapsamında koruma altındadır. Yani kimse kimseyi kandırmasın, suları bulandırmasın, bilgiyi kirletmesin... 301. madde kaldırılırsa, "Türk" etnik kökeninden, ırkından gelen insanları kapsayacak bir aşağılama yaptırımsız kalmayacaktır.

(*) AVUKAT Cumhuriyet Gazetesi hukuk danışmanı