Cumhuriyet 10.02.2007

 

Türk Ceza Kanunu 301. Madde

Hükümetin TCK'nin 301. maddesi konusunda tam olarak ne dediğini anlamak ve yorumlamak mümkün değil. Bir bakıyorsunuz "301. maddeyi değiştirmemiz gerekir" diyorlar, bir bakıyorsunuz, "Hayır efendim bu madde Avrupa ülkelerinin zaten çoğunda var" diyerek buna niyetli olmadıklarını ifade ediyorlar.

Bu maddenin öyküsü, aslında Türkiye'nin demokratikleşme niyeti ve gücü konusunda da nasıl bir ruh hali içinde olduğunu gösteriyor. Türk Ceza Kanunu geçen yıllarda Avrupa Birliği müktesebatına uygun şekilde yeniden kaleme alınırken temel hedeflerden birisi, "düşüncenin suç olmaktan çıkarılması" ydı. İnsanların yazdıkları, çizdikleri ve konuştukları nedeniyle hapse atılmamasıydı.

Basın Kanunu bu hedefe uygun olarak hazırlandı. Gelin görün ki, Basın Kanunu'nda hapis cezası içermeyen fiiller Türk Ceza Kanunu'nda hapis cezası gerektirecek hale getirilmişti. Bu konuda başından itibaren hükümet yetkilileri uyarıldı.

***

Türkiye Gazeteciler Cemiyet Yönetim Kurulu olarak, iki buçuk yıl önce Ankara'ya yaptığımız ziyaretler sırasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , Adalet Bakanı Cemil Çiçek ve Basın Yayından Sorumlu Devlet Bakanı Beşir Atalay 'la görüştük ve basına yönelik hapis cezası içeren maddelerle ilgili kaygılarımızı ve de önerilerimizi ilettik. Henüz Türk Ceza Kanunu o zaman taslak halindeydi. Basın Kanunu ise yürürlüğe girmişti.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a Basın Kanunu'ndaki hükümlerle Türk Ceza Kanunu taslağında hapis cezası içeren hükümlerin çeliştiğini anlattık. Kendisi de Beşir Atalay'a dönerek, "Böyle olmamalı, düzeltmeliyiz" dedi. Daha sonra benzer endişelerimizi Adalet Bakanı Cemil Çiçek'e de anlattık.

Bütün bunlara rağmen Türk Ceza Kanunu şimdiki halinden daha sert maddelerle kabul edildi. Gelen tepkiler üzerine, yürürlüğü ertelendi, sonra yeniden bizler eleştiri ve uyarılarımızı dile getirdik. İktidar ve muhalefet partisi milletvekillerinden oluşan bir hukukçular grubu Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ni ziyaret etti. Onlara da maddelere ilişkin endişelerimizi anlattık. Tek tek itirazlarımızı ve önerilerimizi dile getirdik.

Bazı maddeler bizlerin uyarıları üzerine değiştirildi. TCK 301. maddesinde de bazı değişiklikler yapıldı. Buna rağmen şu anda yürürlükte olan halinin de sakıncalarını o zaman dile getirdik. Başta Adalet Bakanı Cemil Çiçek olmak üzere hükümete derdimizi anlatamadık. Bu konuda asıl acıklı olan CHP'nin tutumuydu. AKP'den daha katı şekilde, daha önce yapılan değişikliklere de karşı çıktılar. Şimdi de çıkmayı sürdürüyorlar.

***

Bizler itirazlarımızı sürdürürken Başbakan'ın ve Adalet Bakanı'nın yaklaşımı şuydu: "Uygulamayı görelim, bir aksaklık olursa değiştiririz." Uygulamanın en çarpıcı hali Orhan Pamuk davasıyla başladı. Onu Elif Şafak ve Hrant Dink davaları izledi. Bu madde bir linç ortamını da beraberinde getirdi. Yani uygulama görüldü. Hrant Dink bu maddeden mahkûm edildi, teşhir edildi, hedef haline getirildi.

Bu maddeye ilişkin teknik itirazlar da bulunuyor. Örneğin gerekçesinde, Türklük kavramının "Türk Milleti" kavramından daha geniş olarak "dünyanın neresinde yaşarsa yaşasınlar, Türklere has müşterek kültürün ortaya çıkardığı ortak varlığın" kastedildiği ifade ediliyor. Son derece soyut olan bu kavram savcılara, yargıçlara ve ihbarcılara geniş bir müdahale alanı sağlıyor.

***

Hükümet, "Sivil toplum kuruluşları bu konuyu uzlaşıp getirsinler" şeklinde bir teklifte bulundu. Buna yorgunun yokuşa sürülmesi diyebiliriz. Bütün sivil toplum örgütleri bir noktada nasıl anlaşabilirler ki! O zaman onlar nasıl sivil kuruluşlar olabilir ki! Kaldı ki sivil kuruluşların önerisi diye öne sürülen ve aslında ciddi bir değişiklik içermeyen önerilerin arkasındaki örgütler ne kadar sivil sayılabilir ki! Ayrıca DİSK, TMMOB gibi çok etkin örgütler bu önerinin arkasında olmadıklarını, daha köklü bir değişiklik istediklerini açıkladılar.

İlginç olanı, hiçbir resmi kurumla en küçük bir ilişkisi olmayan 3500 üyeli Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin yönetimine kimse sivil toplum örgütüsünüz ve üstelik "düşünce özgürlüğü" konusunda sizin söyleyeceklerinizi de öğrenmek isteriz demedi.

***

Hükümet aslında TCK 301. maddeyi değiştirmek istemiyor. "Türk milletine hakâret ettirmem" diyen demagojik ve kışkırtıcı CHP eleştirilerinden de böylece kurtulmayı düşünüyor.

Onlara kolay gelsin diyorum. Demokrasi için en az bir fırın ekmek yememiz gerekiyor.